TR/Prabhupada 0446 - Laksmi'yi Narayana'dan Ayırmaya Çalışmayın

Revision as of 02:08, 23 August 2015 by Rishab (talk | contribs) (Created page with "<!-- BEGIN CATEGORY LIST --> Category:1080 Turkish Pages with Videos Category:Prabhupada 0446 - in all Languages Category:TR-Quotes - 1977 Category:TR-Quotes - L...")
(diff) ← Older revision | Latest revision (diff) | Newer revision → (diff)


Invalid source, must be from amazon or causelessmery.com

Lecture -- Seattle, October 2, 1968

Sakṣat śrī. O her zaman ilgilidir. Eğer biri Śrī'yi Nārāyaṇa'dan ayırmaya çalışırsa yenilir. Örnek Rāvaṇa'dır. Rāvaṇa, Lakṣmī'yi Rāma'dan ayırmak istedi. Bu deneme öyle tehlikeli ki Rāvaṇa mutlu olmak yerine... Sözde mutluydu, maddi olarak zengindi. Ama Lakṣmī'yi Nārāyaṇa'dan ayırır ayırmaz, arkadaşıyla birlikte yenildi. Bunu yapmaya çalışmayın, Lakṣmī'yi Nārāyaṇa'dan ayırmaya. Ayrılamaz. Ama yapmaya kalkışan olursa mahvolur. Mahvolur. Örnek Rāvaṇa. Şu anda insanlar śrī'yi parayı çok seviyorlar. Śrī-aiśvaryā. Śrī-aiśvaryā. Śrī-aiśvaryā prajepsavaḥ. Genel insanlar śrī, para ya da güzellik, güzel kadın istiyorlar. Śrī-aiśvaryā: para, zenginlik. Śrī aiśvaryā prajepsavaḥ. Prajā. Prajā aile, toplum, para demek. İstiyorlar. Śrī'nin peşinden hep koşuyorlar, arıyorlar. Ama Śrī'yi yalnız saklamaya çalışmayın. O zaman mahvolursunuz. Talimay budur. Śrī'yi yalnız saklamaya çalışmayın. Onu hep Nārāyaṇa ile birlikte tutun. O zaman mutlu olacaksınız. Nārāyaṇa'yı tutun. Zenginliğie sahip olan kişiler, paraları ile de Nārāyaṇa'da ibadet etmeliler. Para harcayın. Para Nārāyaṇa'ya hizmet etmek içindir. Eğer paranız varsa, Rāvaṇa gibi bunu mahvetmeyin, ama Kṛṣṇa'nın hizmetinde kullanın. Eğer paranız varsa masrafı çok olan bir tapınak için kullanın, Lakṣmī-Nārāyaṇa, Rādhā-Kṛṣṇa, Sītā-Rāma yerleştirmeleri için. Paranızı başka şekilde harcamayın. O zaman hep zengin kalırsınız. Asla fakir olmazsanız. Ama Nārāyaṇa'yı kandırmaya çalıştığınız anda " Senin Lakṣmī'ni aldım" diye, o zaman aç kalırsınız. Bu politika çok kötüdür.

Śrī neredeyse Nārāyaṇa oradadır, Nārāyaṇa neredeyse Śrī oradadır. Bu yüzden Nārāyaṇa ve Śrī. Nṛsiṁha-deva Nārāyaṇa'dır ve Lakṣmī, Onlar sürekli... Bu yüzden devalar, yarı tanrılar şunu gördüklerinde "Nārāyaṇa, Nṛsiṁha-deva, çok çok sinirliydi. O'nu kimse sakinleştiremez," düşündüler ki "Lakṣmījī kişisel yakını, sürekli Nārāyaṇa ile beraber, o gitsin ve sakinleştirsin." Burada belirtilen bu. Sākṣāt śrīḥ preṣitā devair. Devalar, Lord Brahmā, Lord Śiva ve diğerleri, şöyle istediler " Anne, sen kocanı sakinleştirmeye çalış. Bizim yapmamız mümkün değil." Ama o da korktu. O da korktu. Sākṣāt śrīḥ preṣita devair dṛṣṭvā taṁ mahad adbhutam. Biliyor ki " Kocam Nṛsiṁha-deva olarak belirdi," ama Rabbın o mükemmel özelliği çok ürkütücü olduğu için, O'nun önüne çıkmaya cesaret edemedi. Neden? Şimdi, adṛṣṭaśruta-pūrvatvāt: kocasının Nṛsiṁha-deva formunu alabileceğini bildiği için. Bu Nṛsiṁha-deva özelliği özellikle Hiraṇyakaśipu içindi. Bu tamamen güçlüdür. Hiraṇyakaśipu Lord Brahmā'dan hayır duası almıştı, hiçbir tanrı, yarıtanrı onu öldüremeyecekti; hiçbir insan, jiçbir hayvan onu öldüremeyecekti. Dolaylı olarak kimsenin onu öldüremeyeceği bir plan yaptı. ve öncelikle ölümsüz olmak istediği için, Lord Brahmā dedi ki " Ben ölümsüz değilim. Sana nasıl bunu verebilirim...? Bu mümkün değil." Bu rākṣasalar, şeytanlar, çok zekilerdir, duṣkṛtina, zeki - ama günahkar faaliyetler için. Rākṣasa'nın özelliği budur. Şöyle bir plan yaptı " Dolaylı olarak Lord Brahmā'dan hayır duası alacağım ölümsüz kalabilmek için."

Brahmā'nın sözünü tutabilmek için, Nārāyaṇa Nṛsiṁha-deva olarak belirdi: yarı aslan ve yarı insan. Bu sebeple adṛṣṭāśruta-pūrva. Lakṣmī bile Rabbın bu yarı aslan yarı insan özelliğini görmemişti. Bu Nārāyaṇa ya da Kṛṣṇa'dır, tümüyle güçlü. Gerhangi bir biçime girebilir. Bu... Adṛṣṭā aśruta-purva. Hiç görmemişti. Nārāyaṇa ile yakın olmasına rağmen, Nārāyaṇa'nın böylesi harika özelliğini görmemişti. Bu yüzden denir ki, adṛṣṭā aśruta-pūrvatvāt sā na upeyāya śaṅkitā. Lakṣmījī iffetlidir. śaṅkitā: korkuyordu, " Belki o başka bir kişidir." Ve o iffetlidir, en iffetli olandır. Başka bir kişi ile nasıl karışabilir? Bu yüzden śaṅkitā. Bu kelime kullanılır, śaṅkitā. Herşeyi biliyor olması gerekmesine rağmen, " Belki benim kocam değildir" diye düşünüyordu. Bu ideal iffettir, Lakṣmījī bile, Viṣṇu'dan şüphe ettiği için, konuşması, yaklaşmadı. Śaṅkitā. Bu Lakṣmījī'nin başka bir özelliğidir. " Nārāyaṇa olmayabilir" diye korktuğu için, çünkü kocasının böylesi mükemmel yarı aslan yarı insan özelliğini hiç tecrübe etmemişti. Adṛṣṭāśruta-pūrvatvāt sa nopeyāya śaṅkitā.