TR/Prabhupada 0946 - Bir Bedenden Diğerine Bu Sözde Yalnıltıcı Mutluluk İçin Göçüyoruz

From Vanipedia
Jump to: navigation, search
Go-previous.png Önceki Sayfa - Video 0945
Sonraki Sayfa - Video 0947 Go-next.png

Bir Bedenden Diğerine Bu Sözde Yalnıltıcı Mutluluk İçin Göçüyoruz
- Prabhupāda 0946


720831 - Lecture - New Vrindaban, USA

Koşullu aşama bizim bir çok yönden koşullu olan bir beden, maddi bedeni kabul etmemiz anlamına gelir. Tıpkı bedenin altı tür değişim geçirmesi gibi. Doğar. Beden doğar, canlı varlık değil. Belli bir tarihte doğar, bir süre kalır, büyür, bazı yan ürünler meydana getirir, sonra beden küçülür ve sonunda yok olur. Altı çeşit değişim. Sadece altı çeşit değişm de değil ama bir sürü çile vardır. Bunlara üç kat dert denir: bedenle ilgili olan, zihinli ilgili olan, diğer canlı varlıklar tarafından sunulan dertler, doğal husuzsuzluklardan gerçekleşen dertler. Ve en nihayetinde, tüm şey dört ilkede özetlenir, yani doğum, ölüm, yaşlılık ve hastalık. Bunlar bizim koşullu yaşamımızdır.

Dolayısıyla yaşamın bu koşullarından kurtulmak için, bhāgavata bilincimizi ya da Kṛṣṇa bilincimizi, veya Tanrı bilincimizi uyandırırsak, ne derseniz... "Kṛṣṇa"dan bahsettiğimizde Yüce Rab demektir. Tanrı bilinci, Kṛṣṇa bilinci ya da özgün bilincimiz. Tıpkı her birimizin daima şunu hatırladığı gibi, "Ben falanca falanca beyefndinin oğluyum. Falanca falanca beyenfi benim babam." Birisinin babasını ve babayla olan ilişkisini hatırlaması doğaldır. Ve sıradan işlerde de görgü kuralı eğer bir kimse babasının kimliğini sunacak olursa, babasının ismini vermek zorunda olduğudur. Hindistan'da bu çok esastır ve babanın adı veya ünvanı herkesin soy adıdır. Dolayısıyla yüce babayı, Kṛṣṇa'yı unuttuğumuzda ve bağımsız yaşamak istediğimizde... Bağımsız demek kendi heveslerime göre hayatın zevkini çıkarma istersem anlamına gelir. Buna sözde bağımsızlık denir. Ama... Lakin böyle bir bağımsızlıkla asla mutlu olmayız, dolayısıyla bu sözde yanıltıcı mutluluk için bir bedenden bir diğerine göçeriz. Çünkü belli bir tip bedenin belli bir mutluluk olanağı vardır. Tıpkı her birimizin gökyüzünde uçmayı istemesi gibi. Ancak biz insan olduğumuz için, kanatlarımız yok, uçamayız. Ama kuşlar hayvan oldukları, daha aşağı oldukları halde kolayca uçabilirler. Bu şekilde, analitik bir çalışma yaparsanız, her belli başlı bir bedenin belli bir tip olanağı varken diğerlerinin yoktur. Lakin biz yaşamın tüm olanaklarını istiyoruz. Bizim eğilimimiz bu.