TR/Prabhupada 0144 - Buna Maya Denir

Revision as of 11:12, 3 October 2018 by Vanibot (talk | contribs) (Vanibot #0023: VideoLocalizer - changed YouTube player to show hard-coded subtitles version)
(diff) ← Older revision | Latest revision (diff) | Newer revision → (diff)


Sri Isopanisad, Mantra 2-4 -- Los Angeles, May 6, 1970

prakṛteḥ kriyamāṇāni
guṇaiḥ karmāṇi sarvaśaḥ
ahaṅkāra-vimūḍhātmā
kartāham iti manyate
(BG 3.27)

Adananlar için, Kṛṣṇa'nın Kendisi sorumluluk alır, ve sıradan yaşayan canlılar içinse, māyā sorumluluk alır. Māyā da Kṛṣṇa'nın vekilidir. Aynı iyi vatandaşlarla devletin direkt ilgilendiği ve suçlularla ise devletin hapishane departmanı, suçlu departmanı aracılığı ile ilgilendiği gibi. Onlarla da ilgileniliyor. Hapishanede devlet suçluların rahatsız olmamasıyla ilgileniyor- yeterince yemekleri oluyor; hastalanırlarsa hastahane tedavisi görebiliyorlar. Tüm hizmetler var, ama ceza altında. Benzer şekilde, bu maddi dünyada, kesinlikle ilgi var ama bir ceza şeklinde. Bunu yaparsan tokat yersin. Bunu yaparsan tekme. Bunu yaparsan, sonra böyle olur... Bu şekilde devam ediyor. Buna üç katlı ızdırap deniyor. Ama māyānın etkisi altındayken māyānın bu tekmelemesinin, māyānın tokat atmasının, māyānın dayak atmasının çok hoş olduğunu düşünüyoruz. Görüyorsunuz ya? Buna māyā deniyor. Kṛṣṇa bilincine geldiğiniz zaman, Kṛṣṇa sizinle ilgilenir. Ahaṁ tvāṁ sarva-pāpebhyo mokṣayiṣyāmi mā śucaḥ (BG 18.66). Kṛṣṇa'ya teslim olduğunuz zaman, Kṛṣṇa'nın birincil sözü, "Sana ben bakacağım. Seni bütün ginahkar faaliyetlerden koruyacağım." Bu maddi dünyadaki bir çok yaşam ardına yaşam boyunca, hayatımızda bir yığın günahkar tepki var. Kṛṣṇa'ya teslim olduğunuz anda, Kṛṣṇa hemen sizinle ilgilenir ve O tüm günahkar tepkileri düzeltir. Ahaṁ tvāṁ sarva-pāpebhyo mā śucaḥ. Kṛṣṇa, "Tereddüt etmeyin" der. "Ah, çok fazla günah işledim. Kṛṣṇa beni nasıl kurtaracak?" diye düşünürseniz. Hayır. Kṛṣṇa çok kudretli. O sizi kurtarabilir. Sizin işiniz hiç tereddütsüz O'na teslim olmak ve hiç bir çekince olmadan hayatınızı O'nun hizmetine adamak, o zaman kurtarılacaksınız.