TR/Prabhupada 0950 - Komşumuz Açlıktan Ölebilir, Ama Biz Umursamayız

From Vanipedia
Jump to: navigation, search

Komşumuz Açlıktan Ölebilir, Ama Biz Umursamayız
- Prabhupāda 0950


720902 - Lecture Festival Sri Vyasa-puja - New Vrindaban, USA

Bayanlar baylar, bu tören… Elbette, benim öğrencim olanlar, onlar bu törenin ne olduğunu biliyor. Ziyaretçi olanlar, onları bilgilendirmek üzere sizi bu tören hakkında biraz bilgi verebilirim. Yoksa, .... Yanlış anlaşılabilir. Dışarıdan biri “Neden bir kişiye Tanrı gibi ibadet ediliyor?” diye görebilir. Bir şüphe olabilir. Yani bu görgü kuralıdır. Bu törene Vyāsa-pūjā denir. Vyāsa. Vyāsa Vedik yazınların özgün yazarıdır. O Nārāyaṇa’nın enkarnasyonudur. O bize tüm Vedik bilgiyi vermiştir. Bilgiyi Nārada’dan aldı. Nārada bilgiyi Brahma’dan aldı. Brahmā bilgiyi Kṛṣṇa’dan aldı. Dolayısıyla bu şekilde, gurular zinciriyle aşkın bilgiye erişiyoruz.

Dolayısıyla Vyāsadeva… Evvelden, Vyāsadeva’dan önce, diyelim ki beş bin yıl önce, o zamanın evvelinde yazılı eserlere ihtiyaç yoktu. İnsanların hafızası o kadar kuvvetliydi ki manevi öğretmenden ne duyarlarsa ömür boyu hatırlarlardı. Hafıza o kadar güçlüydü. Ama bu çağda, —buna Kali-yuga denir— bedensel gücümüzü, hafızamızı, ezberleme gücümüzü, diğerlerine karşı sempati duygumuzu, merhametimizi, yaşımızı, yaşam süremizi, dini eğilimleri azaltıyoruz. Bu şekilde, bu çağda herşeyi azaltıyoruz. Her biriniz çok kolay anlayabilirsiniz. Önceden bir kimseye başka bir adam tarafından saldırılsa, bir sürü kişi ona yardıma gelirdi: “Neden bu adam saldırıya uğruyor?” Ama günümüzde bir adam saldırıya uğrasa, yoldan geçenler umursamayacaktır çünkü onlar başkalarına karşı sempatilerini ya da merhametlerini yitirmişlerdir. Komşularımız açlıktan ölebilir ama umurumuzda olmaz. Ama önceden diğer canlı varlıklara, hatta karıncaya karşı bile sempati… Aynı Mahārāja Parīkṣit gibi, krallığını turlarken, adamın birinin bir ineği öldürmeye çalıştığını gördü. Mahārāja Parīkṣit gördü. Derhal kılıcını çekip, “Sen de kimsin? Benim krallığımda bir inek öldürüyorsun?” Çünkü kralın ya da devletin herkese koruma sağlaması gerekir, devlet insanlara koruma verir ama hayvanlara vermez anlamına gelmez. Çünkü Kali-yuga’dır, devlet iki ulus arasında ayrım gözetir. Ulusal demek vatanda doğmuş olan demektir. Buna ulusal denir. Bu… Herkes bilir. Dolayısıyla ağaçlar, onlar da vatanda doğar, su canlıları da vatanda doğar. Sinekler, sürüngenler, kuşlar, vahşi hayvanlar, insanlar—herkes o vatanda doğar. Sizin vatanınızın, Amerika olduğunu farzedin, Amerika Birleşik… Neden devlet bir canlı sınıfına koruma sağlarken diğerlerini reddetsin? Bu onların diğerlerine olan sempatilerini yitirdikleri anlamına gelir.Bu Kali-yuga’dır. Önceden, Kali-yuga’dan önce, gereksiz yere bir karınca bile öldürülmezdi. Bir karınca bile. Bir avcının hayvanları öldürmekten faydalandığı ama bir adanan olduğunda, bir karıncayı bile öldürmeye hazır olmadığı bir çok örnek var.